Ülkelerin egemenliklerinin simgesi olan para basımından ve para
politikasını yürütmekten sorumlu kurumlar olan merkez bankaları, 17. yüzyıldan
itibaren varlıklarını sürdürmektedir. Kuruluşlarından günümüze kadar merkez
bankalarının hedefleri, amaçları ve işlevleri büyük değişime uğramıştır.
Günümüzde ise dünyadaki merkez bankalarının en önemli hedefi fiyat istikrarını
sağlamaktır. Fiyat istikrarı fiyatların hiç değişmemesi demek değildir. Fiyat
istikrarı genel fiyat seviyesindeki uzun süre artışın yani enflasyon veya uzun
süreli düşüşlerin yani deflasyonun önüne geçmektir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının
da en temel hedefi budur. Ancak 2017 enflasyon oranlarının çift hanelere (11,92)
çıkması ve gelişmekte olan ekonomiler içerisinde en yüksek enflasyon oranına
sahip olan ülke olmamız(ikinci sırada Meksika 5.9) yani dünyadaki birçok ülke 2017de enflasyonu düzeltirken
bizim düzeltmememiz Merkez Bankasının bu temel hedeften çok uzaklaştığını
gösteriyor. Merkez Bankasının bu hedeften uzaklaşmasının en önemli nedeni
bağımsızlığını kaybetmek üzere olmasıdır. Hükümetler siyasi emellerinden dolayı
ekonomik hedeflerinde sapma yollarına girebilirler ancak merkez bankası
hükümetlerin bu sapmalarına karşı akılcı kararlar alarak ekonomiyi dengede
tutmalıdır. Ülkemizde 2017de hükümet yüksek büyüme hedefini amaçlamaktadır
çünkü bu durum siyasi olarak hükümetin elini güçlendirecektir. Ülke
ekonomisinin büyümesi önemlidir ancak bu büyümenin sürdürülebilir olması çok
daha önemlidir sürdürülebilir bir büyüme de ancak fiyat istikrarının sağlanması
ve sürdürülmesi yolu ile mümkündür. Fiyat istikrarının sağlanmadığı sadece günü
kurtaran bu büyümenin halkın satın alma gücüne hiçbir etkisi yoktur. Merkez
bankası araç bağımsızlığını yani para politikası araçlarını ve yöntemlerini hükümetin
ve hiçbir otoritenin baskısı altından kalmadan yürütmelidir. Ancak 2017 yılında
gördük ki Merkez Bankası fiyat istikrarı hedefini bırakmış ve yüksek büyüme
amacında olan siyasal otoritenin tercihlerine göre hareket etmiştir. Sağlıklı
bir ekonomi için siyasi otoritenin merkez bankasının politikalarına karışmaması
merkez bankasının da kendi amaç ve hedeflerinin dışına çıkmaması gerekiyor.