7 Ocak 2018 Pazar

Merkez Bankasının Bağımsızlığı ve Enflasyon

Ülkelerin egemenliklerinin simgesi olan para basımından ve para politikasını yürütmekten sorumlu kurumlar olan merkez bankaları, 17. yüzyıldan itibaren varlıklarını sürdürmektedir. Kuruluşlarından günümüze kadar merkez bankalarının hedefleri, amaçları ve işlevleri büyük değişime uğramıştır. Günümüzde ise dünyadaki merkez bankalarının en önemli hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Fiyat istikrarı fiyatların hiç değişmemesi demek değildir. Fiyat istikrarı genel fiyat seviyesindeki uzun süre artışın yani enflasyon veya uzun süreli düşüşlerin yani deflasyonun önüne geçmektir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının da en temel hedefi budur. Ancak 2017 enflasyon oranlarının çift hanelere (11,92) çıkması ve gelişmekte olan ekonomiler içerisinde en yüksek enflasyon oranına sahip olan ülke olmamız(ikinci sırada Meksika 5.9)  yani dünyadaki birçok ülke 2017de enflasyonu düzeltirken bizim düzeltmememiz Merkez Bankasının bu temel hedeften çok uzaklaştığını gösteriyor. Merkez Bankasının bu hedeften uzaklaşmasının en önemli nedeni bağımsızlığını kaybetmek üzere olmasıdır. Hükümetler siyasi emellerinden dolayı ekonomik hedeflerinde sapma yollarına girebilirler ancak merkez bankası hükümetlerin bu sapmalarına karşı akılcı kararlar alarak ekonomiyi dengede tutmalıdır. Ülkemizde 2017de hükümet yüksek büyüme hedefini amaçlamaktadır çünkü bu durum siyasi olarak hükümetin elini güçlendirecektir. Ülke ekonomisinin büyümesi önemlidir ancak bu büyümenin sürdürülebilir olması çok daha önemlidir sürdürülebilir bir büyüme de ancak fiyat istikrarının sağlanması ve sürdürülmesi yolu ile mümkündür. Fiyat istikrarının sağlanmadığı sadece günü kurtaran bu büyümenin halkın satın alma gücüne hiçbir etkisi yoktur. Merkez bankası araç bağımsızlığını yani para politikası araçlarını ve yöntemlerini hükümetin ve hiçbir otoritenin baskısı altından kalmadan yürütmelidir. Ancak 2017 yılında gördük ki Merkez Bankası fiyat istikrarı hedefini bırakmış ve yüksek büyüme amacında olan siyasal otoritenin tercihlerine göre hareket etmiştir. Sağlıklı bir ekonomi için siyasi otoritenin merkez bankasının politikalarına karışmaması merkez bankasının da kendi amaç ve hedeflerinin dışına çıkmaması gerekiyor.